İklim Değişikliğiyle Mücadele İçin Rant Düzeninden Vazgeçilmeli

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 17 Şubat 2021 tarihinde "İklim Değişikliğiyle Mücadele Sonuç Bildirgesi" adı altında bir sunum yaparak, önümüzdeki dönem hedeflerine yer vermiştir.

GÜNCEL 22.02.2021, 13:34
İklim Değişikliğiyle Mücadele İçin Rant Düzeninden Vazgeçilmeli

Ancak iktidarın son 18 yıldaki karnesi, bu hedeflerin ne kadar gerçekçilikten uzak ve göz boyamaya dönük olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

İklim Değişikliğiyle, Kömür, Araba Lastiği, Orman Ürünleri Yakarak Mücadele Edilemez!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nca 8 Haziran 2020 tarihinde çevre mevzuatına uyumlu oldukları tartışmalı 13 adet kömürlü termik santralın bazılarına tam, bazılarına kısmi çalışma ruhsatı verilmesi sadece iklim değişikliği ile mücadele konusunda değil çevre ve insan sağlığı konusunda da samimiyet testi olmuştur.

İklim değişikliği ile mücadele söylemi AKP ve MHP ittifakının TBMM`ye getirdiği kanunlarla da boşa düşmektedir.

TBMM Genel Kurulu`nda 25 Kasım 2020 tarihinde kabul edilen, 7257 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile ömrü tükenmiş lastiklerin, belediye çöplerinin, orman ve tarım ürünlerinin termo kimyasal yöntemlerle doğrudan ya da piroliz yöntemi ile yakılarak elde edilen enerji ve yakıtlar yenilenebilir sayılmış, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması`ndan da en üst miktardan destek devam etmiştir. Sanayi Kaynaklı Hava Kirliliği Kontrol Yönetmeliği`nde biyokütle tesisleri için seragazı emisyonu ve partikül madde salımlarında tanınan ayrıcalıklar sürdürülmektedir.

Biyokütle enerji ve kömürlü termik santrallara sağlanan bu ayrıcalık ve teşvikler bile siyasi iktidarın iklim değişikliği ile mücadele etmek yerine, sonuçlarından rant elde etmeye dönük bir çaba içerisinde olduğunu göstermektedir.

İklim Değişikliği ile Mücadele Söyleminin Arkasından TOKİ Çıktı

İklim değişikliği ile mücadelenin en önemli adımı tartışmasız enerji verimliliğidir. Ancak siyasi iktidarın enerji verimliliği konusundaki asıl niyeti çok açıktır. 2007 yılında 5627 Sayılı Enerji Verimliliği Kanunu (EVK) ve ardından 2008 yılında Bina Enerji Performansı (BEP) Yönetmeliği yayınlanmıştır. BEP yönetmelik taslağının yapılması, yayımlanması ve yürürlüğe girmesi sürecinde Bayındırlık ve İskân Bakanlığı`nca yapılan duyurularda yeni binalara EKB zorunluluğu son tarihi ilk olarak 1 Temmuz 2010 olarak belirlenmiştir. Ancak henüz uyum sağlanamadığına ilişkin itirazlar üzerine bu tarih önce 1 Ocak 2011`e ertelenmiştir. Mevcut binalarda EKB zorunluluğu için ilk olarak EVK`nın yayınlanmasından itibaren on yıl süre verilerek 2 Mayıs 2017 olarak belirlenmiş, 2017`de yapılan değişiklikle de 1 Ocak 2020 tarihine ötelenmiştir.

Ulusal Adres Veri Tabanı`nın Aralık 2017 verilerine göre Türkiye`de toplam konut sayısı 32.7 milyondur. EKB alması gereken toplam bina sayısının ise yaklaşık 13 milyon olduğu tahmin edilmektedir

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı verilerine göre 2020 Kasım sonu itibarıyla toplam 1.188.756 adet bina EKB`li olup; bunların 879 bin 339 adeti yeni bina, 309 bin 417 adeti ise 2011 yılından önceki mevcut binalardır.

EVK ve BEP Yönetmeliğinin yayımlanmasından buyana 2011 yılından önce yapı kullanım izni almış olan yaklaşık 12 milyon mevcut binadan sadece 309 bin 417 adetinin, yani yüzde 2.5`inin EKB aldığı anlaşılmaktadır. Bu 12 milyon binanın da 3 milyon adeti 40 yaş üzeri, 5.6 milyon adeti ise 20-40 yaş aralığındadır.

Gelişmiş ülkelerde sıfır enerjili evler hayata geçirilirken, Çevre ve Şehircilik Bakanı iklim değişikliği ile mücadelede ülkemizdeki tüm binaların EKB`li olma tarihini 2030 yılı olarak açıklamıştır. Anlaşılan 2011 yılı öncesi yapı kullanım izni almış milyonlarca eski binanın 2030 yılına kadar rantsal dönüşüm kapsamında yıkılmaları ve TOKİ`ye milyonlarca konutluk yeni inşaat fırsatları yaratılması hedeflenmektedir.

Kömür santrallarına alım garantisi, araba lastiğine yenilenebilir enerji desteği verilerek; müteahhit ve TOKİ için binalarda enerji verimliliğini erteleyerek iklim değişikliği ile etkin mücadele yapılamaz. Kamu binalarında bile enerji verimliliği uygulamaları yeterli düzeyde değildir. Bu nedenle bir kez daha;

Önce enerji verimliliği,

Önce halka ucuz ve kaliteli enerji temini,

Önce halkın sağlığı diyoruz.

ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI

47. DÖNEM YÖNETİM KURULU

22 Şubat 2021

Yorumlar (0)
16
açık
Günün Anketi Tümü
Ufak Tefek Cinayetlerde Kadın Mı Öldü? Erkek Mi?
Ufak Tefek Cinayetlerde Kadın Mı Öldü? Erkek Mi?
Namaz Vakti 11 Mayıs 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı