Gözyaşınızın Kıymetini Bilin!

Gözyaşı denildiğinde akla ilk gelen şeyin ağlamak olduğunu söyleyen Liv Hospital Samsun Göz Sağlığı ve Hastalıkları Kliniği’nden Op. Dr. Adem Gül, “Halbuki farkında olmadığımız sürekli bir gözyaşı üretimi mevcuttur” dedi.

Gözyaşınızın Kıymetini Bilin!

Op. Dr. Gül, “Ağladığımızda gelen gözyaşı depoda biriktirilmiş olandır. Bu depo dediğimiz şey her iki kaşımızın dış kısımlarının altında, gözün kemik yuvasının içinde fındık büyüklüğünde birer yapıdır. Duygulandığımızda, gözümüze bir şey değdiğinde, aşırı ışık geldiğinde ve burnumuzun içine bir şey değdirildiğinde bu depodan gözyaşı akıtılır. Görüldüğü üzere bu gözyaşı bezleri beyinden, gözden ve burundan sinir iletileri alarak çalışan çok orijinal yapılardır. Bazı kişilerde bu gözyaşı bezleri ya doğuştan bulunmaz ya da bazı vücut hastalıklarına bağlı olarak çalışmaz. Gözü besleyen gözyaşı ayrı bir yerden üretildiğinden dolayı, bu bezlerin olmaması veya çalışmaması göze bir zarar vermez. Fakat birçok hastamızın da belirttiği gibi, cenazede ağlarken gözyaşı gelmez ve maalesef kişi gülüyormuş gibi görünür” diye konuştu.

YAĞ TABAKASI BUHARLAŞMASINI ENGELLİYOR
Gözyaşının üç görevi olduğunu kaydeden Op. Dr. Adem Gül sözlerini şöyle sürüdü: “Gözün önünün şeffaf olup ışığı içeriye aktarması gereken tabakasını (kornea) beslemek, gözkapağımızın bu tabakada rahatça hareket etmesine olanak sağlayacak kayganlığı sağlamak ve bu tabakadaki mikron boyutundaki düzensizliklerin üzerini kaplayarak iyi çözünürlüklü görüntüye olanak sağlamak. Gözyaşımız dışardan basit bir su gibi görünse de üç kısımdan oluşmaktadır ve gözyaşı üretimi için bu üç kısım da iyi çalışmalıdır. Bu kısımlar, göze temas eden yapıştırıcı-tutucu kısım, bu tabakanın üstünde asıl gözyaşı ve en dışta ise yağ tabaka. Ne kadar ilginç değil mi? Gözyaşımızda yağ var. Peki neden? Gözyaşımız çabucak buharlaşmasın diye. Gözyaşını üreten üç kısımdan birindeki sorunda hafif, iki kısımdaki sorunda orta, tüm kısımlardaki sorunlarda ise ciddi göz kuruluğu oluşmaktadır. Göz kuruluğunda, genelde standart olarak suni gözyaşı reçete etsek de, sebebe de bakmaktayız. Çünkü gözyaşının çabuk buharlaşmasını engelleyen yağ tabakası göz kapaklarında üretilmektedir. Göz kapaklarındaki yağ salgılayan bezlerde bir sorun var ise buna yönelik tedaviye yoğunlaşmaktayız.” 

SUNİ GÖZYAŞI ÇÖZÜM MÜ? 
Op. Dr. Gül, “Suni gözyaşı tedavisi ile hastaların büyük bir kısmı rahat etmektedir. Rahat etmeyen hastalarda kapaktaki yağ bezlerine yönelik tedaviler başlamaktayız. Buna rağmen sorun yaşayan hastalarda üretimi arttırmaya yönelik bir tedavi ekleyip, bu tedaviyi en az 6 ay sürdürüyoruz. Bu tedaviden de fayda görmeyen hastalarda gözyaşının akıp gittiği yer olan gözyaşı kanalına küvetlerin giderine takılan tıkaç gibi, gözyaşı kanalı tıkacı takıyoruz” diye konuştu.

Güncelleme Tarihi: 13 Eylül 2019, 23:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER