Tiroid nodülü ve guatr tedavisinde Ameliyatsız yöntem: ablasyon (yakarak yok etme)

VM Medical Park Samsun Hastanesi Girişimsel Radyoloji Kliniği'nden Prof. Dr. Mert Köroğlu, tiroid nodülü ve guatr tedavisinde ameliyatsız yöntem olan ‘ablasyon’ hakkında bilgilendirdi.

Tiroid nodülü ve guatr tedavisinde Ameliyatsız yöntem: ablasyon (yakarak yok etme)

Prof. Dr. Köroğlu, “Ablasyon tümörün yakılarak yok edilmesidir. Avrupa’da birçok ülkede RF ve Mikrodalga ablasyon birçok tümör tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır. Mikrodalga ablasyonun daha büyük lezyonları tedavi edebilmesi, tedavinin daha kısa sürede ve daha az ağrı ile yapılabilmesi gibi üstünlükleri bulunmaktadır. Günümüzde ileri yaş veya ek hastalıkları nedeniyle ameliyat olamayan hastaların tedavisinde sıklıkla ablasyon yöntemlerini kullanmaktayız. Bu yöntemle nodül vakaları en fazla bir gün hastanede kaldıktan sonra taburcu edilebilmektedir. Özellikle uygun olgularda başarı şansı çok yüksektir. Özetle, bu yöntemle nodül tedavisinin başlıca avantajları; işlemin kısa sürede tamamlanabilmesi (en fazla 15 dk), lokal anestezi ile işlemin uygulanabilmesi, işlem sonrası hastanın rahatlıkla ayağa kalkması ve taburcu olması. İşlem için özel iğneler kullanılmaktadır. Daha önceden yakılması gereken alanın boyutları hekim tarafından belirlenmektedir. Bu boyutlara göre jeneratörden ısı ve zaman değerleri ayarlanır. Sistem temel olarak, dokuda ısı enerjisi oluşturulması esasında dayanmaktadır. Özel iğneler ile güvenli bir şekilde nodülün yakılması sağlanırken, normal tiroid dokusu ve çevre dokular korunmaktadır” dedi.

‘HASTALARIMIZLA KONUŞARAK İŞLEMİ YAPIYORUZ’

Yöntemin nasıl uygulandığı konusunda bilgi veren Prof. Dr. Mert Köroğlu şunları söyledi: “Tiroid nodüllerinin tedavisi önce birkaç kez iğne ile biyopsi yapıldıktan sonra nodülün bulunduğu lobu cerrahi yöntem ile almaktı. Bu da hastanın hem genel anesteziye alınmasına hem görüntü olarak rahatsız edici bir dikiş izine neden olmaktaydı. Ablasyon yönteminde önce lokal anestezi uyguluyoruz. Ultrason veya tomografi eşliğinde iğneyle girdiğimiz nodülü ısı enerjisi ile yakıyoruz. Mikrodalga frekansları damara yakın nodüllerde daha iyi yakılmakla birlikte damara zarar vermez. Yani hasta ağrı hissetmeden lokal anestezi ile tedavi edilebilmektedir. Endişesi yüksek olan hastalarımıza dilerlerse damardan rahatlatıcı ilaçlar da verilebilmektedir. Hastalarımızla konuşarak işlemi gerçekleştiriyoruz ve birkaç dakika yutkunmamalarını, konuşmamalarını istiyoruz. İğneyi çıkarttığımız anda hasta konuşabiliyor.” 
Prof. Dr. Köroğlu işlemden 1-2 saat sonra hastanın ultrasonografi ile muayene edildiğini belirterek, “Genel olarak 1 ay sonrasında alınan görüntüleme sonuçlarında nodül boyutunun küçülmesi beklenmektedir. Teknik başarı işlemin hemen sonrasında, teknik etkinliği ise işlem sonrası takiple anlaşılır. Sadece bir iğne deliği kadar küçük bir yerden giriş yapılır, işlem sırasında ve sonrasında hasta ağrı yaşamaz lokal anestezi yeterlidir. 5 cm ve üzeri tümörler bile yakılabilmektedir” diye konuştu.
 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER