Türk milliyetçiliğinin simge ismi, Milliyetçi Hareket Partisi'nin kurucusu ve ilk genel başkanı Alparslan Türkeş, vefatının 28. yılında Türkiye’nin dört bir yanında dualarla, özlemle anılıyor.
Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer, Türkeş’in vefat yıldönümüne özel kaleme aldığı yazısında, Başbuğ’un sadece bir siyasi kişilik değil, inancıyla ve kararlılığıyla milletin ruhunda yer etmiş bir fikir adamı olduğunu vurguladı. Yazının başlığı ise dikkat çekiciydi: ‘Toprağa Değil, Kalplere Gömülen Bir Lider’.
Yıldırımer, yazısında şu ifadelere yer verdi: “Yıl 1997 idi. Bahar aylarının dinginliğinde gelen bir haber, milyonların yüreğine hüzün bıraktı. Sadece bir siyasi lider değil, bir dava adamı, bir idealist ve bir inanç abidesi olan Başbuğ Türkeş artık aramızda değildi...”
Makale boyunca, Alparslan Türkeş’in sadece siyasi alanda değil, fikrî düzlemde de ne denli derin ve etkili bir miras bıraktığına dikkat çekiliyor. Özellikle 12 Eylül sürecinde yaşadığı zorluklara rağmen geri adım atmayan tutumu, onun kişiliğinin temel taşlarından biri olarak sunuluyor.
Yıldırımer, Türkeş’in ortaya koyduğu “Dokuz Işık” doktrininin sadece bir parti programı değil, aynı zamanda bir medeniyet tasavvuru olduğuna işaret ediyor. Onun fikirlerinin, bugün bile gençlerin yüreklerinde yaşamaya devam ettiğini, bunun da onun kalıcı mirasının bir göstergesi olduğunu vurguluyor.
Alparslan Türkeş'in şahsiyetinde şekillenen ve bir dava hareketine dönüşen bu inanç, sadece siyasetle değil, milletle, tarih şuuru ve devlet aklıyla yoğrulmuş bir yol haritası olarak değerlendiriliyor.
Yazının tamamını okumak için:
️ Toprağa Değil, Kalplere Gömülen Bir Lider – Prof. Dr. Kürşat Şahin Yıldırımer yazısı için tıklayın
Yorumlar
Kalan Karakter: