Son yıllarda sokaklarda, sosyal medya mecralarında ve ekranlarda izlediğimiz manzara tek kelimeyle ürkütücü: Bir yanda pırıl pırıl parlaması gereken gençlerimiz, diğer yanda ise onların "rol model" bellediği, hayranlıkla takip ettiği isimlerin uyuşturucu ve kumar bataklığındaki ibretlik halleri.
Gençlik, doğası gereği bir arayış dönemidir. Bu arayışta gözler, başarıyı yakalamış, popüler olmuş, "parıltılı" hayatlar yaşayan figürlere döner. Ancak bugün o parıltılı sahnelerin arkasından uyuşturucu dumanları ve kumar masalarının yıkımı yükseliyor. "Ne olacak bu gençlerin hali?" sorusu, artık sadece bir sitem değil, bir beka meselesidir.
Rol Modeller mi, Yoksa Felaket Tellalları mı?
Genç kızlarımızın ve erkeklerimizin imrenerek baktığı fenomenler, sanatçılar veya sosyal medya figürleri, uyuşturucu kullanımını bir "modernite" veya "kaçış yolu" gibi göstererek büyük bir vebalin altına giriyorlar. Göz önündeki bu insanların uyuşturucu kullanmalarını normalleştirmesi, hatta bunu bir yaşam biçimi gibi sergilemesi, çocuk yaştaki evlatlarımızın zihnine şu tehlikeli tohumu ekiyor: "Eğer o yapıyorsa ve hâlâ güçlüyse, demek ki o kadar da kötü bir şey değil."
Oysa o ekranların ardında, sadece bireysel bir çöküş değil, bilinçli bir toplum mühendisliği yatıyor.
Hangi Eller Bu Tuzakları Kuruyor?
Gençlerimizi bu bataklığa iten eller sadece köşe başındaki torbacılardan ibaret değil. Bu, çok katmanlı bir kuşatmadır:
-
Dijital Algoritmalar: Denetimsiz içerikler, kumar sitelerinin gizli reklamları ve uyuşturucuyu estetize eden videolar gençlerin önüne "önerilen içerik" olarak düşüyor.
-
Küresel Kültür Endüstrisi: "Hızlı yaşa, genç öl" felsefesini pompalayan, emeği değil şansı (kumarı) ve uyuşmuş bir beyni yücelten yapımlar.
-
Aidiyet Boşluğu: Aile bağları zayıflayan, manevi bir sığınak bulamayan gençler, kendilerini bu sahte kahramanların kollarında buluyor.
Bu Bataklıktan Nasıl Çıkılır?
Gençlerimizi bu karanlıktan çekip çıkarmak için sadece yasaklar yetmez; kalplere ve zihinlere dokunan bir seferberlik gerekir:
-
Sahici Rol Modeller İnşa Etmek: Gençlere uyuşturucuyla değil; bilimle, sanatla, sporla ve alın teriyle yükselen gerçek kahramanları anlatmalıyız. "Kısa yoldan zenginlik" masalı yerine, emeğin onurunu tekrar kürsüye taşımalıyız.
-
Dijital Okuryazarlık ve Denetim: Ailelerin, çocuklarının dijital dünyada kimleri "idol" edindiğini yakından takip etmesi hayati önem taşıyor. Devlet ve sivil toplum kuruluşları, bu kirli reklam çarkına karşı çok daha sert yaptırımlar uygulamalıdır.
-
Manevi ve Sosyal Destek: Bir genci uyuşturucuya iten en büyük neden "yalnızlık" hissidir. Gençlerimize kendilerini değerli hissedecekleri sosyal alanlar, spor tesisleri ve hobiler yaratmak zorundayız.
-
Ailenin Gücü: Hiçbir fenomen veya ünlü, sevgi dolu bir ailenin yerini tutamaz. Evlatlarımıza "hayır" demeyi öğretirken, onlara neden "evet" demeleri gereken bir hayatları olduğunu da göstermeliyiz.
Çocuklarımız, kirli ellerin kurduğu kumar masalarında harcanacak birer "pul" değildir. Onlar bu ülkenin yarını, umudu ve vicdanıdır. Eğer bugün vitrindeki zehre "dur" demezsek, yarın ağlayacak bir geleceğimiz kalmayabilir. Gençlerimizi bu bataklıktan kurtarmak, onlara sadece yasakları değil, uğrunda yaşanmaya değer tertemiz bir dünyayı sunmakla mümkündür.
Yorumlar
Kalan Karakter: